5 Eylül 2008 Cuma

On bir Ayın Sultânı


.a“Ramazana Buharî ve Müslim’in Ebû Hüreyre’den (r.a) rivâyet ettikleri bir hadîs-i şerîf ile başlayalım sohbetimize:an ayı gelince cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapatılır ve şeytanlara köstek vurulur” buyruluyor. (Tergîb ve Terhîb, c.2, s.443 )
İbn-i Abbas (r.a)’dan gelen bir başka hadîs-i şerif ise şöyledir. Şimdi Ramazanın birinci gecesi geçti ama bütün Ramazan gecelerine ve gündüzlerine şâmil olduğu için buraya almakta fayda vardır ve birinci hadisimizin şerhi mâhiyetindedir, şöyle buyruluyor:
“Şüphesiz ki, cennet bir yıl boyunca Ramazan ayının girmesi için süslenir. Ramazanın ilk gecesi olunca Müsîre denilen bir rüzgâr eser arşın altından… Cennet ağaçlarının yaprakları ve kapılarının halkaları şiddetle sallanır. Bundan dolayı tatlı bir ses işitilir ki, dinleyiciler bundan daha güzel bir ses işitmemişlerdir. Böylece cennet hûrileri meydana çıkar, cennetin en yüksek yerinde dururlar ve şöyle seslenirler. “Ey cennet bekçisi bu gece nedir?”
Cennet bekçisinin adı Rıdvan, cehennemim bekçisinin adı Mâliktir. Rıdvan saygıyla cevap verir: “Bu gece Ramazan ayının ilk gecesidir. Muhammed’in (s.a.v) ümmetinden oruç tutanlar için cennetin kapıları açıldı” der.
Sonra Peygamber Efendimiz devâmla buyurdu ki: “Allah Azze ve Celle şöyle buyurur: ‘Ey Rıdvan, cennetin kapılarını aç! Ey Mâlik, cehennemin kapılarını Muhammed ümmetinden oruç tutanlara kapat! Ey Cebrâil! Yeryüzüne in, şeytanların ağızlarına kelepçe vur, zincirlerle bağla, sonra onları denize at ki, sevgili Habîb-i Edîbim Muhammed-i Mustafa’nın ümmetinin oruçlarını ifsâd etmesinler.’
Efendimiz bilâhare şöyle devâm buyurdu: “Allah (c.c) Ramazan ayının her gecesinde bir münâdîye üç defa şöyle nidâ etmesini, seslenmesini emreder: “Bir şey isteyen yok mu? İstediğini vereyim. Hiç tevbe eden yok mu? Tevbesini kabul edeyim. Mağfiret dileyen yok mu? Bağışlayayım… Kim fakire değil zengine, zâlime değil vefâkâra borç verecek?” Bu hâl güneş doğuncaya kadar devâm edip gider.” (Tergîb ve Terhîb, c.2, s. 439)